Kınalıada’da Kıyı İşgalleri Yeniden Sahnede: Kıyı Korsanları İş Başında

“Kıyı Korsanları”, “Kıyı İşgalcileri”, “Kıyı Gaspçıları”, “Rant Uğruna Kanun Tanımazlar”, “Halkın Hakkına Çökenler” veya “Rant Fırsatçıları”…

Kınalıada’da Kıyı İşgalleri Yeniden Sahnede: Kıyı Korsanları İş Başında
Yayınlama: 16.06.2026
A+
A-

“Kıyı İşgalcileri”, “Kıyı Gaspçıları”, “Rant Uğruna Kanun Tanımazlar”, “Halkın Hakkına Göz Dikenler” veya “Rant Fırsatçıları”…

İsimleri ne olursa olsun, niyetleri ve eylemleri hiç değişmiyor. Adalar ve özellikle Kınalıada, rant uğruna kıyı şeritlerini gasp edip haksız kazanç sağlayan, Milli Emlak’a ve belediyeye ait alanları işgal ederek açıkça anayasal suç işleyen bu kural tanımazlardan bir türlü kurtulamıyor.

Lafı hiç uzatmadan, Kınalıada Alsancak Caddesi’nde yaşanan son “kıyı dehşetinden” bahsedelim.

Hatırlayacaksınız, buralarda kurulan izinsiz restoranların işgal ettikleri alanlar, artan şikâyetler üzerine kısa bir süre önce sökülmüştü. Çünkü işletme sahipleri “kaldıracağız” diye taahhüt vermişlerdi. Ada halkı ise bu filmi daha önce defalarca izlediği için “Yine kandırılıyoruz, yaza kalmaz tekrar koyarlar.” eleştirisinde bulunmuştu.

Maalesef Ada halkı yine haklı çıktı! Kural tanımaz işletme sahipleri, izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde sahil şeridine tekrar masa ve sandalye yığmaya, halkın plajını kendi şahsi mülkleri gibi parsellemeye başladı.

Gelelim İşin Perde Arkası Duyumlarına: Odadan Ayrılanlar ve Kalanlar

Geçtiğimiz günlerde bu işletmelerin sahipleri veya yetkilileri, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın kapısını çaldı. Geçen dönem verdikleri taahhüdün bittiğini öne sürerek, sahil şeridine yeniden masa ve sandalye koymak için “izin” istediler.

Bunun üzerine Başkan Ali Ercan Akpolat, konuyu görüşmek üzere başkan yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak’ı odasına çağırdı. Ancak tam bu noktada oldukça düşündürücü bir olay yaşandı: Başkan Yardımcısı Fırat Durak, işgalcilerle yapılacak bu toplantıya katılmaktan imtina etti!

Neden mi bu tavrı sorguluyoruz? Çünkü kamuoyu önünde iddialı konuşan Başkan Yardımcısı Durak, sosyal medya hesabından Ada halkına şu sözlerle güvence vermişti:

Bu yıkımla ilgili olarak sosyal medyada ‘yaz bitti şimdi yapılıyor, yaza tekrar müsaade edilir’ gibi yapılan yorumlara istinaden açıklanması gereken bir konu mevcuttur. Burada yıkımı yapılan yerler yıllardır yaz kış sabit yapı olarak faaliyetini sürdüren yerlerdir. Yapıların kaldırılması, hukuki süreçlerin tamamlanması ile gerçekleşmiş olup geri dönüşü yoktur. Görev süremiz boyunca sahildeki bu tür yapılara kesinlikle müsaade edilmeyecektir!

“Geri dönüşü yoktur”, “kesinlikle müsaade edilmeyecektir” diyen bir yöneticinin, bu tavrını işgalcilerin yüzüne karşı göstermesi gereken o toplantıda bulunmaktan kaçınması, kendi sözleriyle açıkça çelişmesi anlamına geliyor. Ne de olsa bu bir siyasi tutarlılık meselesi…

Kaymakamlık İzni Yoksa, Bu Cesaret Nereden?

Perde arkası bilgilere devam edelim…

Fırat Durak’ın toplantıdan ayrılmasının ardından diğer Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz’ın: “Bu yerlerin bize ait bölümüne herhangi bir yapılaşma yapamazsınız. Alandaki Milli Emlak arazilerinin yetkisi ise Adalar’ın mülki idare amiri olan Kaymakam Bey’dedir. Bizimle bir alakası yok. O kıyı şeridine bunları koyabilmeniz için Kaymakamlıktan bana resmi yazı getirmeniz gerekmektedir.” dediği ifade ediliyor. Duyumlarımız bu yönde; eğer bir yanlışlık veya hata varsa haberde adı geçen isimlere bu sayfalar her zaman açıktır. Cevap haklarını kullanabilirler…

Hâl böyleyken, Kaymakamlığın da bu işgallere izin vermeyeceği gün gibi ortadayken… Bu kural tanımaz işletmeciler neye veya kimlere güvenerek o alana tekrar masa ve sandalye yığmaya başladı? Adaları bu kadar sahipsiz mi sanıyorlar?

Şimdi buradan, yetki ve sorumluluk makamında oturanlara Ada halkı adına soruyorum:

Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat: Katıldığınız renkli etkinliklerden ve bunları fotoğraflayıp sosyal medyada paylaşmaktan arta kalan vaktiniz olursa, halkın hakkını gasp eden bu işgalleri engellemek için somut bir girişimde bulunacak mısınız? Kanunları tavizsiz uygulamak yerine, bu işletmelerin sahil bandına geri dönmesine müsamaha gösterilmesinin altında yatan siyasi veya idari gerekçe nedir?

Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak: Sosyal medyada büyük harflerle ettiğiniz o iddialı lafların arkasında şimdi duracak mısınız? Görünen o ki kendi söylediklerinizle çelişmek konusunda bir sakınca görmüyorsunuz. Zabıta birimleri size bağlı değil mi? Demek ki klavye başında iddialı açıklamalar yapmakla, sahada hukuku uygulayıp icraat yapmak aynı şey değilmiş! Siyasette asıl olan, halka verilen sözlerin tutulması ve kamu hakkının kararlılıkla savunulmasıdır.

Adalar Kaymakamı Abdurrahman İnan: İlçenin en üst mülki amiri olarak bu işgallere izin vermediğinizi biliyoruz. Peki, göz göre göre işlenen bu anayasal suçu, bu fütursuz işgalleri durdurmak ve kaldırtmak için ne yapacaksınız? Sahilleri bu hukuksuz rant girişimlerinden temizlemek için Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğünü ne zaman harekete geçireceksiniz?

Ada halkı artık masal dinlemek değil; kendi sahilinde özgürce, anayasal hakkını kullanarak yürümek istiyor.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Yorum yapın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.