Her gün binlerce yerli ve yabancı turistin ile ada sakininin adımladığı Kınalıada Çarşı Caddesi, son günlerde tarihi ada dokusuna ve çevre standartlarına tamamen aykırı,
Her gün binlerce yerli ve yabancı turistin ile ada sakininin adımladığı Kınalıada Çarşı Caddesi, son günlerde tarihi ada dokusuna ve çevre standartlarına tamamen aykırı, çirkin bir manzarayla karşı karşıya. Kimi restoranların dış cephelerine gelişigüzel monte edilen devasa metal bacalar, adanın estetiğini adeta bir sanayi sitesine çeviriyor. Tüm Adalar İlçesi’nde durum aynı
Kınalıada Çarşı Caddesi üzerinde hizmet veren balıkçı, kebapçı ve benzeri gıda işletmelerinin, mutfaklarından çıkan dumanı tahliye etmek amacıyla binaların dış cephelerinden çatıya kadar uzattıkları parlak, devasa sac borular vatandaşların tepkisini çekiyor. Tarihi köşklerin, ahşap yalı baskı binaların ve adanın doğal bitki örtüsünün arasından bir ur gibi yükselen bu havalandırma sistemleri, akıllara şu kritik soruları getiriyor: Bu ucube yapılar belediyeden izinli mi? Adalar’ın koruma statüsü nerede kaldı?
Teknik ve Çevresel Standartlar Hiç Sayılıyor mu?
Modern çevre mevzuatlarına ve Şehircilik Bakanlığı’nın hava kalitesi yönetmeliklerine göre, özellikle yoğun yağ, duman ve koku üreten (kebap, ızgara, balık vb.) ticari mutfakların basit bir sac boruyla dumanı dışarı atması kabul edilemez. Bu tür işletmelerin egzoz sistemlerinde;
Mevcut fotoğraflardaki uygulamalar, dumanın filtrelenerek temizlenmesinden ziyade, kokunun ve yağlı dumanın sadece “biraz daha yükseğe” üflenmesi mantığıyla yapılmış iptidai bir çözümü andırıyor. Bu bacaların iç donanımında aktif karbon ve sulu sistem filtrelerinin olup olmadığı, ilgili kurumlarca düzenli emisyon ölçümlerinin yapılıp yapılmadığı büyük bir soru işaretidir. Ayrıca bu denli büyük dış alan boruları, yaydıkları fan motoru gürültüsüyle “çevresel gürültü kirliliği” de yaratmaktadır.
Emsal Teşkil Ederse Ada “Fabrikalar Bölgesine” Döner
En büyük tehlike ise bu görüntülerin “emsal” teşkil etmesi. Eğer Adalar Belediyesi ve ilgili Anıtlar Kurulu (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu) bu dış cephe katliamına göz yumarsa, caddedeki diğer tüm restoran ve kafeler de benzer maliyetsiz ve çirkin yollara başvuracaktır. Birkaç ay içinde Kınalıada’nın en güzel sokakları, binaları saran ahtapot kolları gibi gümüş rengi sanayi borularıyla dolacaktır.
Yetkililere Açık Çağrı
Adalar, İstanbul’un gözbebeği ve kentsel sit alanıdır. Burada çakılacak bir çivinin bile estetik ve tarihi kurallara tabi olması gerekirken, binaların ön yüzünden çekilen bu bacalar;
Adalar Belediyesi’ni, İBB Zabıta Daire Başkanlığı’nı ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nü bu “gecekonduvari” havalandırma sistemlerini denetlemeye, karbon filtre zorunluluklarını kontrol etmeye ve ada estetiğini bozan bu işletmeler hakkında gerekli yasal işlemleri (gerekirse gizli şaft veya mimari kaplama zorunluluğu getirerek) başlatmaya davet ediyoruz.
Kınalıada’nın havası da, silüeti de sahipsiz değildir!



Subscribe to get the latest posts sent to your email.