Adalar Belediyesi yönetimi ve belediye başkanları, halkın haber alma özgürlüğünü hiçe sayarak ve mali şeffaflıktan uzak durarak eleştirilerin odağında. Bilirkişi raporları ve basına yansıyan haberler, belediye yönetiminin halka karşı nasıl bir ihanet içinde olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle CHP‘li Adalar Belediye Başkanları Erdem Gül ve Ali Ercan Akpolat’ın yönetim anlayışı, halkın parasını çarçur etmekle ve hizmet üretmemekle suçlanıyor.
Adalar halkı, yıllardır belediyenin şeffaf olmamasından ve hesap vermekten kaçınmasından şikayetçi. Belediye yönetimi, halkın içinde olma ve şeffaflık vaatlerini sık sık dile getirse de, bu vaatlerin hiçbirini yerine getirmemiş görünüyor. Özellikle mali tabloların açıklanmaması ve bütçe kullanımına dair detayların halktan gizlenmesi, belediye yönetimine yönelik güvensizliği artırıyor. Bilirkişilerin de bu konuda sessiz kalmadığı ve belediye yönetimini eleştirdiği belirtiliyor.
Ülkemizde birçok belediye, bütçe ve faaliyetlerini halka açık bir şekilde web sayfalarında ve diğer platformlarda yayınlarken, Adalar Belediyesi’nin bu konuda tam tersi bir tutum sergilemesi dikkat çekiyor. Bu durum, belediye yönetiminin arkasında “her türlü pis işin döndüğü” iddialarını güçlendiriyor. Belediye yönetiminin hiçbir haberini yalanlamaması ve sessiz kalması ise “sükut ikrardan gelir” sözünü akıllara getiriyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, HDK’nın PKK/KCK terör örgütünün bir parçası olduğunu açıkladı. Yargıtay ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı raporlarına göre, HDK, DTK’nın devamı ve TBMM’ye alternatif bir yapı olarak tanımlanıyor. 2024 seçimleri öncesi, “Kent uzlaşısı” stratejisiyle terör örgütü üyelerinin İstanbul belediyelerine sızdırıldığı belirlendi. CHP’nin DEM Partisi’nin talepleri doğrultusunda bu isimleri listelemesi, terörle bağlantılı kişilerin belediyelerde etkin olmasına yol açtı. Bu durum, CHP’nin stratejisini ve belediyelerin güvenliğini sorgulatıyor.
Adalar halkı, belediye yönetiminin bu tutumuna karşı tepkisiz kalmakla eleştiriliyor. Kent İttifakı üyesi bir belediye meclis üyesinin tutuklanması, ihalelere fesat karıştırıldığı iddiaları, halkın parasının çarçur edilmesi, konserlerle kara para aklama iddiaları ve rüşvet gibi ciddi suçlamalar karşısında Adalar halkının sessiz kalması dikkat çekiyor. Ancak, seçilmişlerin görevden alınması gündeme geldiğinde ise “Biz seçildik, seçilmişleri görevden alamazlar” diyerek yüksek sesle itiraz ediliyor. Bu durum, seçilmişlerin ülke kanunları üstünde bir konumda olduğu izlenimini uyandırıyor.
Adalar Belediyesi yönetiminin bu tutumu, halkın güvenini iyice zedeliyor. Şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda adım atmayan belediye yönetimi, halkın desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Adalar halkı, artık belediyeden daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik bekliyor. Aksi takdirde, bu tür suçlamalar ve eleştirilerin önü alınamayacak gibi görünüyor.