Adalar Meclisi’nde ‘Akülü Araç’ Krizi: Çözüm Yok, Siyasi Şov Var

Adalar Belediye Meclisi’nin Nisan 2026 birleşimi Büyükada Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirildi.

Adalar Meclisi’nde ‘Akülü Araç’ Krizi: Çözüm Yok, Siyasi Şov Var
Yayınlama: 09.04.2026
A+
A-

Adalar Belediye Meclisi’nin Nisan 2026 birleşimi Büyükada Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın bayram tebrikleriyle açılan meclis toplantısına, 2009 yılında dönemin CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu döneminde ilçeye sokulan, Adalar’ın yıllardır kanayan yarası olan “akülü araç” krizi ve karşılıklı siyasi suçlamalar damga vurdu. Adalıların mağduriyeti ise siyasi tartışmaların gölgesinde kaldı.

Fırat Durak’tan Sert Suçlamalar: “Rant ve Parti Devleti”

Toplantıda söz alan ve akülü araçların toplanması sürecinde başrolde yer alan isimlerden Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak, sert açıklamalarda bulundu. Devlet ile hükümet kavramlarının birbirine karıştırıldığını savunan Durak, AK Parti’yi “Parti Devleti” sevdalısı olmakla suçladı.

Durak konuşmasında, göreve geldiklerinde korsan taşımacılık ve çocuk sürücüler gibi sorunları büyük oranda çözdüklerini iddia ederek, merkezi hükümet temsilcilerinden oluşan UKOME ve Adalar Ulaşım Lojistik Komisyonu’nu hedef aldı. 3 tekerlekli (L2) araçlardan 4 tekerlekli (L6-L7) araçlara geçiş kararının İlçe Tarım Müdürü ve diğer devlet bürokratları tarafından, belediyenin itirazlarına rağmen “rant” amacıyla alındığını ileri sürdü. Durak ayrıca, AK Parti İlçe Başkanı’nın devlet kurumlarına talimat verdiğini, bazı araç sahiplerine imtiyaz tanındığını ve devlet bürokrasisinin siyasi mühendislik yaptığını iddia etti.

Siyasi Şov mu, Samimiyet Testi mi?

Meclis kürsüsünden devlet kurumlarını ve bürokratları ağır bir dille eleştiren Fırat Durak’ın sözleri salonda partililer tarafından alkışlanırken, mesliste tansiyonu yükseltti. Akıllara süreçteki yaman çelişkileri getirdi.

Adalılar, devlet kurumlarını araç satmakla ve rant sağlamakla suçlayan Fırat Durak’ın, yetkisi olmamasına rağmen bizzat sahaya inerek araçların üzerine çıkıp akülü araçları topladığı görüntüleri hatırlıyor. Akülü araçların toplanması sürecinde aktif rol alan belediyenin bu konuda yasal yetkisi var mı? Belediye Kanunu’nda belediyeye doğrudan “araç toplama” yetkisi verilip verilmediği konusu da tartışma başlıklarından biri oldu.

Belediye Kanunu’nda belediyeye “araç toplama/bağlama” yetkisi verilmemiş olmasına rağmen bu işlemlerin yapılması, Durak’ın eleştirdiği “hukuksuzluk” kavramıyla tezat oluşturuyor.

Eleştirilerin bir diğer boyutu ise tutarlılık meselesi üzerinden şekillendi. Komisyonda yer almaya devam eden isimlerin, bir yandan uygulamayı eleştirirken diğer yandan sürecin içinde kalmayı sürdürmesi, “Madem rahatsızdınız, neden komisyondan ayrılmadınız?” sorusunu beraberinde getirdi. Buna karşılık “Sorunları çözmek için orada olmak zorundayız” savunması yapılsa da, gelinen noktada somut bir çözüm üretilememiş olması bu savunmayı zayıflattı.

Veri İhlali Suçlaması ve Kayıp Harddisk Çelişkisi

Durak’ın konuşmasında dikkat çeken bir diğer nokta ise Adalar İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Dr. A.Ö.’yü kişisel verileri hukuka aykırı yaymakla suçlaması oldu. Ancak aynı Adalar Belediyesi’nin, içerisinde Adalıların tüm kişisel verilerinin ve mahrem bilgilerinin yer aldığı belediyeye ait ana harddiskin çalınması/kaybolması olayıyla ilgili hala tatmin edici bir açıklama yapamamış olması, “samimiyet” sorgulamalarına neden oldu.

Adalının Zararını Kim Karşılayacak?

Hararetli tartışmaların, belgelerin ve matematiksel hesapların havada uçuştuğu meclis toplantısında konuşulmayan tek konu ise “Adalıların mağduriyeti” oldu.

Akülü araç yasağı Temmuz ayı sonuna kadar ötelendi. Peki ya süre bitince ne olacak? Yaz ortasında yeniden bir “akülü araç avı” mı başlayacak? Daha da önemlisi, yasak kararı ve baskılar nedeniyle panikleyerek araçlarını yok pahasına, adeta hurda fiyatına satan Adalıların maddi kayıplarını kim karşılayacak?

Meclis üyeleri birbirlerini “rant” ve “hukuksuzlukla” suçlarken; para verip yasal yollarla araç alan, sonrasında “bu araçlar yasaklandı” denilerek plakalı araçları ellerinden alınan vatandaşın cebinden çıkan paranın hesabı meclis kürsüsünde kendine yer bulamadı.

Akülü araçlarla ilgili mevcut yasağın temmuz ayı sonuna kadar uzatılması ise birçok kişi tarafından “çözüm değil, erteleme” olarak değerlendirildi. Çünkü asıl sorular yine yanıtsız kaldı: Süre dolduğunda ne olacak? Yasak yeniden mi uzatılacak? Yaz ortasında yeni bir denetim ve toplama süreci mi başlayacak? Adalıların para vererek aldığı, daha sonra yasak kapsamına alınan plakalı araçların durumu ne olacak? Araçlarını hurda fiyatına elden çıkarmak zorunda kalanların maddi kayıpları nasıl karşılanacak?

Sonuç olarak Adalar Meclisi’nin Nisan ayı birleşimi; çözüm üreten bir platform olmaktan ziyade, yetki tartışmalarının yapıldığı, çelişkilerle dolu bir siyasi şov sahnesine dönüştü. Tartışmalar büyüdü, sesler yükseldi, siyasi mesajlar verildi; ancak Adalıların beklediği net yanıtlar yine verilmedi. Adalılar ise Temmuz ayında ne olacağının belirsizliğiyle baş başa bırakıldı.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.