Büyükada’da Tarihin Üzerine Beton Döküldü: 1. Derece Sit Alanındaki Kaçak Tesis Tamamlandı, Yetkililer Hâlâ İzliyor!

İstanbul’un incisi Prens Adaları, yıllardır süregelen rant hırsının ve yetkililerin “görmedim, duymadım, bilmiyorum” politikasının kurbanı olmaya devam ediyor.

Büyükada’da Tarihin Üzerine Beton Döküldü: 1. Derece Sit Alanındaki Kaçak Tesis Tamamlandı, Yetkililer Hâlâ İzliyor!
Yayınlama: 22.03.2026
A+
A-

İstanbul’un incisi Prens Adaları, yıllardır süregelen rant hırsının ve yetkililerin “görmedim, duymadım, bilmiyorum” politikasının kurbanı olmaya devam ediyor. Büyükada Maden Mahallesi’nde, altında 6. Yüzyıl’dan kalma Kadınlar Manastırı’nın yattığı 1. Derece Arkeolojik SİT alanındaki kaçak otel ve plaj projesi, tüm uyarılara ve kanunlara rağmen tamamlanarak faaliyete geçmişti. Tarihi miras, kelimenin tam anlamıyla betonun altına gömüldü.

Büyükada’da yaşamak, çam kokuları ve martı sesleri eşliğinde uyanmak pek çok kişinin hayaliyken, adanın gerçekleri ne yazık ki rant, işgal ve hukuksuzlukla şekilleniyor. Bunun en acı örneği, bugün tam kapasiteyle çalışan, lüks odaları ve denize sıfır plajıyla boy gösteren Maden Mahallesi 179 Ada, 10 Parsel’deki sözde “turistik” tesis.

Kurul Kararları Kâğıt Üzerinde Kaldı
Hatırlanacağı üzere, bu bölge Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 13 Kasım 2014 tarihli (2246 sayılı) kararla “1. Derece Arkeolojik SİT Alanı” ilan edilmişti. Karar çok netti: “Alanda bulunan mimari kalıntıların kültür varlığı olarak tescil edilmesine, Maliye Hazinesi mülkiyetinde olan taşınmazın ilgili idaresi ve Belediyesi tarafından işgal ve yapılaşmadan arındırılmasının sağlanmasına…”

Doğu Roma İmparatoriçesi İrini’nin sürgün edildiği ve mezarının da bulunduğu rivayet edilen 6. Yüzyıl Kadınlar Manastırı kalıntılarının üzerine 15’ten fazla otel odası inşa edilem yer yakın zamanda bırakın alanın işgalden arındırılmasını 85 milyon TL’lik satışla el değiştirdi.

“Göz Göre Göre” Gelen Katliam
Geçmiş yıllarda inşaatın ilk temelleri atılırken, kolonlar dikilirken ve tuğlalar örülürken basında ve kamuoyunda defalarca uyarılar yapılmıştı. İnşaat alanında tek bir bilgilendirme tabelası dahi yoktu. Kulislerde, inşaatın dönemin bir Adalar Belediyesi meclis üyesinin taşeronluğunda yürütüldüğü iddia edilmişti. Adalar Belediyesi İmar Müdürlüğü’nün “sözde” mühürlemelerine rağmen, inşaat sihirli bir el değmişçesine hız kesmeden devam etti.

Bugün geldiğimiz noktada ise o inşaat bitti. Kültürel Varlıkları Koruma ve Denetleme Birimi (KUDEB), Vakıflar Müdürlüğü, Koruma Kurulu ve en başta Adalar Belediyesi, 1. Derece Arkeolojik SİT alanında yükselen bu betonarme ucubeyi sadece seyretti.

Adalar Belediyesi Kime, Neden Göz Yumdu?
Halkın denizden faydalanması anayasal bir hakken ve 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ile 3194 Sayılı İmar Kanunu bu kadar açıkken, Adalar Belediyesi bu kaçak yapılaşmaya nasıl iskan verebildi ya da ruhsatsız işletilmesine nasıl müsaade ediyor? Yüzme havuzları, denize çakılan iskeleler, plaj işletmeleri yasal kılıfa nasıl sokuldu? Tek bir zabıta tutanağı ile inşaatı tamamen durdurup yıkım kararı çıkartması gereken belediye yönetimi, tarihi manastırın üzerine kurulan bu ticarethanenin nesinden fayda sağlıyor?

Tarihe Karşı İşlenen Suçun Hesabı Sorulacak mı?
1920’li yıllara kadar çıplak gözle görülebilen sarnıçlar, yatakhane kalıntıları ve kilise temelleri artık yok. Yerinde, rant uğruna dikilmiş beton duvarlar var. Bugün o lüks plajda güneşlenenler, şezlonglarının altında 1500 yıllık bir tarihin, İmparatoriçe İrini’nin hatırasının yattığını ve o tarihin vahşice yok edildiğini bilmiyor.

2026 yılı Türkiye’sinde, kanunların ve koruma kurullarının gücünün rantiyecilere yetmediği bu tablo, İstanbul’un kültürel mirasına sürülmüş kara bir lekedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nı, açıkça kanunların çiğnendiği, tarihi eserin tahrip edildiği ve kıyıların işgal edildiği Büyükada’daki bu hukuksuzluğa derhal müdahale etmeye; bu sürece göz yuman tüm yerel yöneticiler hakkında soruşturma başlatmaya davet ediyoruz.

Tarih, bu katliamı yapanları da, buna susarak ortak olanları da unutmayacaktır.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.