Büyükadalı Prof. Dr. Ahmet Ercan: “Bu depremin arkasından daha büyüğü olmaz””

Büyükadalı Prof. Dr. Ahmet Ercan: “Bu depremin arkasından daha büyüğü olmaz””
Yayınlama: 25.09.2020
Düzenleme: 13.12.2022 15:20
A+
A-

Büyükadalı Prof. Dr. Ahmet Ercan, beklenen büyük depremin hangi kolda gerçekleşeceğini ve bu depremin arkasından daha büyüğünün olmayacağını belirtti.

Büyükadalı Prof. Dr. Ahmet Ercan 1912'deki 7.4'lük deprem de bu kolda gerçekleşti

Büyükadalı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Depremin beklenen 7-7.2’lik büyük depremin hangi fay kolunda olacağını gösterdiğini söyleyen Ercan, “İki kolda deprem beklentisi vardı. Tekirdağ ve İstanbul kolu. Bu deprem beklenen büyük depremin hangi kolda gerçekleşeceğini işaret etti. 1912’deki 7.4’lük deprem de bu kolda gerçekleşti” dedi.

Bugünkü depremin uyarıcı olduğunu belirten Ercan, şu ifadeleri kullandı;

*Geçen hafta Mürefte Hoşköy’de daha önce aşağı yukarı aynı şiddette bir deprem daha olmuştu. Tam bu deprem sırasında ben orada depremi bizzat yaşadım. Deprem odağının üzerindeydim.

*Korkunç bir olaydı. Yerden gürültüyle geldi. Sanki yer çatırdıyor ve kayalar kırılıyormuşçasına bir gürültü gelmişti. Yapıyı salladı. Bugünkü deprem de aynı şekilde oluştu.

*Daha önce Kuzey Marmara depreminin iki kolda kırılacağını belirtmiştim. Biri İstanbul, diğeri Tekirdağ koluydu. Bu İstanbul kolu üzerinde uyarıcı depremler çok fazla olmuyor.

*Bunun ana nedeni kabuğun bu bölgedeki daha kalın ve aynı zamanda daha dayanımının, kırılma direncinin daha yüksek olmasından kaynaklanıyor. Tam Ergene çukurunun bulunduğu kesimde ise Tekirdağ’ın önüne denk geliyor.

*Burada kabuk daha gevrek ve daha kırılgan. Bu nedenle uyarıcı depremler daha fazla oluyor. Bu durum da bize Tekirdağ üzerinde meydana gelecek depremler hakkında bugünkü gibi bilgi veriyor.

Bugünkü Marmara Ereğlisi ile geçen gün Hoşköy’de olan depremi karşılaştıran Ercan, böyle bir depremin alıştırma yaptığının görüldüğünü belirterek şöyle devam etti:

*Olasılıkla karada geçmesini beklediğimiz Tekirdağ kolunun batı parçasının denizden geçeceği izlenimini veriyor. Denizden geçecek olursa Tekirdağ’dan Kumbağ önünden Barbaros, Uçmakdere, Gazi Köyü, Hoşköy, Mürefte, Aşağı Kalamış, Erikliceş Şarköy’ün açıklarından Bolayır’ın bulunduğu kesimden Gelibolu’dan Saroz Körfezi’ne geçeceğini gösteriyor.

*1912’de 7,4 büyüklüğünde ve tamamen Uçmakdere’den karadan geçmişti. Melen ve Doluca tepelerinin önünden, Çokal Barajı’ndan Saroz ile birleşmişti. O zaman kızılca kıyamet kopmuştu.

*Çok fazla yıkımcıl ve yangınların olduğu bir depremdi. Eğer bu kol bu kez denizden geçecek olursa yıkımlar daha az olacak ve daha az hasar bırakacaktır. Bu açıdan denizden geçmesi ve verilen bu bilgiler sanki bizi daha fazla rahatlatacak nitelikte.

‘Bunun arkasından büyük bir deprem olur mu’ sorusunu yanıtlayan Övgün Ahmet Ercan, “Hayır olmaz. 50 yıllık deneyimime göre bu tamamen uyarıcı bir depremdir. Beklediğim deprem yılı değişmedi. 2045’e kadar bu bölgede büyük deprem beklemiyorum” dedi.

Ercan, “Her an deprem olacak sözü doğru değildir. Çünkü Marmara gergin değil. Marmara’nın kırılması için 6 milyar cigatonluk bir birikim olması gerekiyor. Bu gücün biriktiğiyle ilgili de herhangi bir bilgi yoktur. Dolayısıyla 2045 yılına kadar bu tür uyarıcı depremleri 3,5 ve 6’ya varan depremleri göreceğiz. Bizim tek yapmamız gereken sağlam yerde sağlam konutta oturmak. Kentsel dönüşümü bir an önce uygulamak” ifadelerini kullandı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.