Adalar’daki kaçak akülü araç sorunuyla ilgili kamuoyunda yankı uyandıran iddialar gündemdeki yerini koruyor
Adalar’daki kaçak akülü araç sorunuyla ilgili kamuoyunda yankı uyandıran iddialar gündemdeki yerini koruyor. Konuya dair sert eleştirilerde bulunan yetkililer, “Şerefli bir belediye zihniyeti bunları açıklar” diyerek şeffaflık çağrısında bulundu. Özellikle isminin gizli tutulması istenen dernek başkanının kim olduğu merak konusu olurken, belediyenin bu süreçteki rolü tartışılmaya devam ediyor. Bir önceki haberimizde sorduğumuz sorulara belediye yetkililerin bu zaman kadar cevap gelmedi! Sormaya devam edeceğiz…
Adalar’da ulaşım kaosu ve yasaklı araç tartışmaları bitmek bilmezken, ortaya atılan son iddialar deyim yerindeyse “yenilir yutulur” cinsten değil. Sokaklarda kulaktan kulağa yayılan ve bazı gençlerin kayıt altına aldığı öne sürülen görüntüler, skandalın boyutlarını başka bir noktaya taşıyor. İddiaya göre; adaya girişi yasak olan üç tekerlekli araçlar, bizzat belediyenin çöp arabaları ve devletin imkanlarıyla adaya sokuluyor. Görüntülerin yakında yayınlanacağı belirtiliyor.
Sosyal medyada ve ada sokaklarında konuşulan en çarpıcı iddia; yasaklı üç tekerlekli araçların, belediyeye ait çöp kamyonlarının arkasına gizlenerek atölyelere indirildiği yönünde. Kamu kaynaklarının ve araçlarının, yasa dışı bir faaliyetin lojistik desteği haline getirilip getirilmediği sorusu, Adalar halkı tarafından acil cevap bekliyor. Belediye yönetiminin bu vahim iddialar karşısında sessiz kalması, “Sükut ikrardan mı gelir?” sorusunu akıllara getiriyor. Konuyla ilgili yetkililerden ivedilikle şeffaf bir açıklama bekliyoruz.
Öte yandan, Meclis toplantısında Başkan Yardımcısı Fırat Durak’ın fitilini ateşlediği “akülü araç rantı” tartışması hala bir kördüğüm olarak orta yerde duruyor. Durak’ın, bir dernek başkanının “Adada tek güç biziz” diyerek günlük 3.000 TL gibi rakamların döndüğü bir rant çarkını yönettiğini iddia etmesi, ilçedeki tüm sivil toplum temsilcilerini zan altında bırakmıştır. Aradan geçen zamana rağmen bu ismin açıklanmaması, kamu ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır.
Şeffaf belediyecilik ve kamu sorumluluğu, ortaya bir iddia atıp ardından isim gizlemeyi değil, somut belgelerle gereğini yapmayı gerektirir. Adalar kamuoyu adına soruyoruz:
Elinizde “günlük 3.000 TL” gibi net rakamlar ve bilgiler varken, bu ranta aracılık eden dernek başkanı kimdir?
Hangi derneğin kurumsal kimliği bu yasa dışı ticari faaliyetlere alet edilmektedir?
Bu kadar net verilere sahipseniz, neden adli mercilere suç duyurusunda bulunup bu kişileri ifşa etmiyorsunuz?
Ruhsat Müdürlüğü size başlı olduğuna göre bu dernek başkanının Büyükada’da başka ticari girişimleri var mıdır?
Fırat Durak, ya işaret ettiği o ismi derhal açıklamalı ya da muğlak ifadelerle töhmet altında bıraktığı tüm dernek başkanlarından kamuoyu önünde özür dilemelidir. “Şerefli bir belediye zihniyeti”, iddialarının arkasını somut verilerle doldurmayı gerektirir. Aksi halde bu durum, sadece bir algı yönetiminden öteye geçemeyecektir.
Görsel: temsili resim
Subscribe to get the latest posts sent to your email.