Pireler Sadece Otoparkta mı?Asıl Tartışmamız Gereken Kent Hijyeni

Ana karadaki bir sitenin kapalı otoparkında yaşanan pire sorunu, ilk bakışta basit bir ilaçlama meselesi gibi görünebilir.

Pireler Sadece Otoparkta mı?Asıl Tartışmamız Gereken Kent Hijyeni
Yayınlama: 02.07.2026
A+
A-

Ana karadaki bir sitenin kapalı otoparkında yaşanan pire sorunu, ilk bakışta basit bir ilaçlama meselesi gibi görünebilir. Oysa bu olay, kent yaşamında giderek büyüyen daha kapsamlı bir soruna işaret ediyor: Ortak yaşam alanlarının hijyeni ile sahipsiz ve sahipli hayvanların bilimsel esaslara göre yönetilmesi.

Yaz aylarında pire ve keneler sıcak hava nedeniyle daha hızlı çoğalabilir. Düzenli dış parazit uygulaması yapılmayan kedi ve köpekler bu parazitleri taşıyabilir. Otoparklar, bodrum katları, bahçeler ve bina çevreleri de pirelerin yaşam döngüsünü sürdürebileceği uygun ortamlar oluşturabilir. Sonuçta bundan yalnızca hayvanlar değil; çocuklar, yaşlılar ve tüm vatandaşlar etkilenebilir.

Bugün ülkemizde sokak hayvanları konusu çoğu zaman iki uç yaklaşım arasında sıkışıp kalıyor. Bir tarafta her koşulda kontrolsüz beslemeyi savunanlar, diğer tarafta ise tamamen yasaklayıcı görüşler bulunuyor. Oysa kalıcı çözüm; bilimsel, planlı ve sürdürülebilir kent yönetimidir.

Kontrolsüz besleme, zamanla hayvanların doğal davranışlarını değiştirebilir. Sürekli yüksek kalorili gıdalarla beslenen hayvanlarda obezite ve buna bağlı sağlık sorunları görülebilir. Gelişigüzel bırakılan mama ve yiyecekler ise pire, sinek, kemirgen ve diğer zararlıların çoğalmasına uygun ortam oluşturabilir. Bu durum yalnızca çevre temizliğini değil, halk sağlığını da ilgilendirir.

Birçok Avrupa ülkesinde, özellikle Almanya’da, sahipli köpeklerin belediyeye kayıt ettirilmesi, kimlik çipi takılması ve köpek vergisi ödenmesi gibi yükümlülükler bulunmaktadır. Ayrıca kuduz aşısı ve diğer veteriner kontrolleri düzenli olarak takip edilir. Evcil hayvanların marketlere girişi ise ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, gıda hijyeni kuralları nedeniyle çoğu market zinciri tarafından sınırlandırılır. Rehber ve görev köpekleri bu uygulamaların istisnasıdır.

Benzer şekilde, Avustralya dünyanın en sıkı biyogüvenlik kurallarını uygulayan ülkelerden biridir. Ülkeye evcil hayvan girişi tamamen yasak değildir; ancak mikroçip, aşılar, sağlık sertifikaları, ithalat izinleri ve gerektiğinde karantina gibi çok sıkı şartlara tabidir. Amaç hem hayvan hastalıklarını hem de istilacı türlerin ülkeye girişini önlemektir.

Aynı hassasiyet havayolu taşımacılığında da görülmektedir. Evcil hayvanlar; sağlık raporları, aşı kayıtları, taşıma kafesleri ve gidilecek ülkenin kuralları çerçevesinde taşınmaktadır. Gelişmiş ülkelerde hayvan sevgisi ile halk sağlığının korunması birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görülmektedir.

Türkiye’nin de bu konuda daha net ve uygulanabilir kurallara ihtiyacı vardır. Sahipsiz hayvanların kayıt altına alınması, kısırlaştırılması, aşılanması, düzenli dış parazit uygulamalarının yapılması ve kontrollü besleme alanlarının oluşturulması hem hayvan refahını artıracak hem de toplum sağlığını koruyacaktır.

Büyükada’da da zaman zaman benzer bir tablo gözlenmektedir. Özellikle yaz aylarında bazı iyi niyetli kişiler, Kadıyoran Yokuşu gibi noktalarda veya sokak köşelerinde gelişigüzel kedi maması bırakmaktadır. Bu davranışın amacı hayvanlara yardım etmek olsa da, kontrolsüz besleme belirli bölgelerde çok sayıda sahipsiz hayvanın birikmesine neden olabilmektedir. Aynı alanlarda yiyecek artıkları ve mama kalıntıları, uygun çevre koşulları oluştuğunda pire, kene ve diğer zararlıların çoğalmasını kolaylaştırabilir.

Öte yandan günübirlik ziyaretçiler sahipsiz kedileri severken veya beslerken, bu hayvanların düzenli veteriner kontrolünden geçip geçmediğini ya da dış parazit uygulamalarının yapılıp yapılmadığını bilemezler. Daha sonra ortaya çıkan pire veya kene sorunlarının kaynağını sorgulamak yerine, önleyici tedbirlerin önemini düşünmek gerekir.

Hayvanları sevmek, onların kontrolsüz biçimde her ortama girmesine göz yummak anlamına gelmez. İnsan sağlığını korumak da hayvanlara kötü davranmayı gerektirmez. Çağdaş kent yönetiminin amacı, hayvan refahı ile halk sağlığını birlikte koruyabilmektir.

Kapalı otoparktaki pire sorunu muhtemelen kısa sürede ilaçlama ile çözülecektir. Ancak kentlerimizin hijyen, çevre sağlığı ve sahipsiz hayvan yönetimine ilişkin sorunları; ancak bilimsel veriler, düzenli veteriner hizmetleri, etkin belediyecilik ve toplumun ortak sorumluluk anlayışıyla kalıcı olarak çözülebilir.


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Yorum yapın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.