Turizm Vergisi Tartışması: Barselona ve Roma’dan Sonra Sıra Prens Adaları’nda mı?

Dünyanın önde gelen turizm merkezleri, son yıllarda artan “aşırı turizm” (overtourism) baskısı nedeniyle ziyaretçi vergilerini artırma veya yeni mali düzenlemeler getirme yoluna gidiyor

Turizm Vergisi Tartışması: Barselona ve Roma’dan Sonra Sıra Prens Adaları’nda mı?
Yayınlama: 26.02.2026
A+
A-

Dünyanın önde gelen turizm merkezleri, son yıllarda artan “aşırı turizm” (overtourism) baskısı nedeniyle ziyaretçi vergilerini artırma veya yeni mali düzenlemeler getirme yoluna gidiyor. Amaç yalnızca gelir elde etmek değil; konut krizinden altyapı yetersizliğine, çevresel tahribattan tarihi mirasın korunmasına kadar uzanan çok boyutlu sorunları yönetebilmek.

Barselona: 15 Euro’ya Kadar Çıkan Vergi

İspanya’nın Katalonya bölgesinde yer alan Barselona’da belediye ve bölgesel yönetim tarafından uygulanan konaklama vergileri kademeli biçimde artırıldı. Otelin kategorisine göre değişmekle birlikte gecelik vergi tutarı toplamda 15 Euro’ya yaklaşabiliyor.

Bu artışın arkasında üç temel gerekçe bulunuyor:
• Kısa dönemli kiralamaların yarattığı konut krizi
• Aşırı turist yoğunluğunun kent yaşamını zorlaştırması
• Temizlik, güvenlik ve altyapı maliyetlerindeki artış

Barselona yönetimi, turizm gelirlerinin daha adil ve sürdürülebilir bir modele yönelmesi gerektiğini savunuyor.

Roma: Jübile Yılı ve Ek Yük

İtalya’nın başkenti Roma’da turizm vergisi uzun süredir uygulanıyor. 2025 Katolik Jübile Yılı dolayısıyla beklenen ziyaretçi artışı öncesinde konaklama vergilerinde düzenlemeye gidildi. Şehir, artan altyapı, güvenlik ve temizlik giderlerini karşılamak amacıyla gecelik ek ücretleri devreye aldı.

Roma’da uygulanan sistem, tarihi alanların korunması ve kamu hizmetlerinin finansmanı açısından önemli bir kaynak haline gelmiş durumda.

Küresel Eğilim: Avrupa ile Sınırlı Değil

Turist vergisi uygulamaları artık küresel bir trend.

Venedik

Günübirlik ziyaretçilerden dahi 5 Euro civarında “giriş ücreti” alınmaya başlanması, Avrupa’da bir ilk olarak dikkat çekti. Amaç, özellikle kruvaziyer kaynaklı yoğunluğu kontrol altına almak.

Amsterdam

Avrupa’nın en yüksek turizm vergilerinden birine sahip. Otel konaklamalarında yüksek oranlı şehir vergisi uygulanırken, kruvaziyer yolcuları için de ayrı ücretlendirme mevcut.

Butan

“Butan modeli” olarak bilinen “yüksek değer–düşük hacim” stratejisi kapsamında turistlerden günlük yaklaşık 200 ABD doları seviyesinde “Sürdürülebilir Kalkınma Ücreti” alınıyor. Amaç kitlesel turizmi değil, kontrollü ve nitelikli turizmi teşvik etmek.

Bali

Endonezya’nın Bali Adası 2024 itibarıyla yabancı turistlerden giriş ücreti almaya başladı. Gelirler kültürel mirasın ve doğal alanların korunmasına yönlendiriliyor.

Türkiye’de Gündem: Prens Adaları İçin Bir Model Mümkün mü?

İstanbul’un gözbebeği Prens Adaları, özellikle yaz aylarında taşıma kapasitesinin çok üzerinde ziyaretçi ağırlıyor.

Başlıca sorunlar:
• Atık yönetimi ve temizlik yetersizliği
• Gürültü ve düzensiz günübirlik yoğunluk
• Tarihi yapıların bakım maliyetleri
• Su ve enerji altyapısına aşırı yük

Bu tablo, “Turizm Katkı Payı” benzeri bir uygulamanın tartışılmasını gündeme getiriyor.

Olası Model: Makul ve Kademeli

Adalarda gecelik konaklamaya eklenecek 150–200 TL aralığında makul bir katkı payı (tesis türüne göre kademeli), şu faydaları sağlayabilir:

  1. Hizmet Kalitesinin Artışı
    Gelirler doğrudan temizlik, atık ayrıştırma, restorasyon ve çevre projelerine aktarılabilir.
  2. Sürdürülebilir Turizm Yönetimi
    Aşırı yoğunluk yerine planlı ve kontrollü ziyaretçi profili teşvik edilebilir.
  3. Yerel Halkın Yükünün Azaltılması
    Altyapı maliyetlerinin yalnızca ada sakinlerinin vergileriyle karşılanması önlenmiş olur.

Ekonomik Denge: Riskler ve Fırsatlar

Elbette bu tür vergilerin bazı riskleri de bulunuyor:
• Yerli turist talebinde azalma ihtimali
• Kayıt dışı konaklamanın artma riski
• Uygulama ve denetim zorlukları

Ancak doğru tasarlanmış, şeffaf ve amacına yönelik kullanılan bir sistem, turizm karşıtı değil; turizmi koruyucu bir araç olabilir.

Turizm Geliri mi, Turizm Yönetimi mi?

Barselona’nın 15 Euro’ya yaklaşan vergisi, turizmin artık yalnızca bir gelir kapısı değil; dikkatle yönetilmesi gereken bir ekonomik ve çevresel yük olduğunu gösteriyor. Roma, Venedik ve Amsterdam gibi şehirler de benzer şekilde turizm gelirini sürdürülebilirliğe dönüştürmeye çalışıyor.

Prens Adaları gibi hassas ve sınırlı kapasiteye sahip bölgelerde ise mesele daha kritik:

Turizmi azaltmak değil, turizmi yönetmek.

Geleceğin modeli, “şehri turistten korumak” değil; turistin bıraktığı çevresel ve sosyal izi finanse etmesini sağlamak olacak.

—-
Haluk Direskeneli


Ada Gazetesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Exit mobile version